Monday, November 27, 2006

Kıbrıs

Uçaktan Akdenizi geçtikten sonra hemen görünen Beşparmak dağlarnın arkasında gerçektne verimsiz mi yoksa verimli de değerlendirilmemiş mi anlamadığım arazinin aralarında bulunan küçük evler.. Bir kaç ev yanyana geldiğin de oluşmuş köyler.. Sevebilirim sanki...
Telefondaki bağlantılardan çok kolay insanlar olmadığını anlamıştım aslında ama bu kadar oldukları aklıma gelmezdi.. Allahım taksiler 30'la gidiyo, insanlarda bir rahatlık bir boşvermişlik.. Sadece kumar oynamak için gelenler ki bu abiler kendilerini belli ediyor, bir tek onlara ilgi var.. (Yani onlara gösterilen ilginin hızını kıskandım resmen) Çok güzel bir sahil kasabası Girne. limanı çok cici. Keşke biraz daha hızlı olabilselerdi. :) Çok daha gelişebilirlerdi o zaman. Girnede deniz yönü haricinde nereye baksanız arkada Beşparmak dağlarını görüyorsunuz. Boğuluyomuşum gibi hissettim, tamam burada bina görüyoruz ama Kıbrıs bana ağır geldi.
Girnenin en güzel restaurantına gittik akşam yemeğine. Di Figaro.. açılalı 5 ay olmuş.. Sahibi İngiltere'de yaşamış bir Kıbrıslı. Sağolsun bizi o kadr iyi ağırladı ki...
Son bombamız havaalanında oldu, dediğim gibi o kadar yavaşlardı ki check in'i 1 saatte yaptırabildik... Heralde ben böyle bir şehirde yaşayamam.. Ve orda yaşayanlar 1200 yaşına kadar yaşayacaklar :))

Bu arada sağdan trafikte ne garip bişi yaa.. Ben orda olsam heralde her arabaya bir kere dokunmuştum :)))

2 comments:

benguacar said...

Canımcım seyahat konusunda buralar sende iyisin bakıyorum.Hoşgittin hoşgeldin.Bende Kıbrısı merak eder dururdum seni okuyunca pek gidesim kalmadı.Ama resimler güzell..
Çok öptüm seni

MEHMET said...

Sanıyorum ROCKS' ta kaldınız.

Orası gerçekten güzeldir.

Hava açıksa TÜRKİYE (Toroslar) çok net gözükür.

Deniz sabaha kadar ninniler söyler.

Bir de "gahvecik" içmişseniz keyfinize diyecek yoktur.