Saturday, December 02, 2006

Lovemarks'tan sonra 'Etkileşimli Pazarlama Zirvesi Pazarlama 2.0' ve 'Perakende Günleri'ni de kaçırdım.. Ama artık öyle bir hal aldıki İstanbul yani haftaiçi ayrı, haftasonu ayrı eğitimler, seminerler kurslar var. Yani hepsini takip etmeye kalksanız önce bir sponsor bulmanız, sonra sponsorunuzun da onayıyla bütün bu yararlı eğitim, seminer..vs. izlemeniz sonra da bunlar için danışmanlık yapmanız gerekiyor. Bir de bu konulardaki yayınları okudunuz mu tamamdır demektir. Hım ama bu ara tüm zamanınızı dışarıda geçireceğiniz için gerçekten tam donanımlı bir pazarlama uzmanı olabilirsiniz de, bunları gerçekleştirmek zamansızlık nedeniyle zor olabilir.
İşte bu yüzden ben katılmak yerine okuyarak takip etmeye çalışıyorum.. Aşağıda da gazetelerden, dergilerden, bloglardan takiple biraz bu günlerden bahsetmek istiyorum.

Aaa bu arada bir de İstanbul'da Papa'yı ağırladık.. Türkiye de yani :) Önce ankaraya geldi, sonra İstanbul'a. Bir misafir geldiğinde alışkın olduğumuz gibi tüm yollar kapandı, deniz trafiği iptal oldu, aslanlar gibi misafirimizi yolcu ettik. Kendisini iyi ağırladığımızı da düşünüyorum. O da bize jest olsun diye SultanAhmet'te kıyama durdu.. Tabi kolay unutan bir halk olduğumuz için biz -bende balık hafızalıyım diye üzülüyorum bi de yaa ayol koskoca ülke herşeyi unutuyo da ben unutmuşum çok mu :) -Papa'yı İslam dini seven biri olarak algıladık.

Gelelim konumuza...
'Etkileşimli Pazarlama Zirvesi'
Bir tam gün boyunca süren zirveyi, Marketing Türkiyenin kardeşi Marketing&Management Institutenin düzenledi. Geleceğin artık eskisi gibi olmadığının, internetin artık tüm yaşam aktivitelerimizi yönettiğinin, tüketicilerin reklam yaratmaya dahil olması gerektiğinn altını çizdikleri zirvede Fatoş Karahasan'ın internette nasıl marka olunur soruları da yer aldı.
İnternette nasıl marka olunur?
* Tüketicilerin sorunlarının nerede olduğunu anlayıp ihtiyaçlardan yola çıkabiliyor musunuz?
* Korkuları dikkate alıyor musunuz yani güven sorununu aşabiliyor musunuz?
* Kime satış yapacağınızı çekip odaklanabiliyor musunuz?
* Fark yaratabiliyor musunuz?
* Gerçekten interaktif misiniz; iki banner, bir web sitesinin interaktiflik olmadığının farkında mısınız?
* Esnek misiniz?
* Eğlenceli misiniz?
* Hızlı mısınız?
* Cömert misiniz?
* Bir öykünüz var mı?

'Perakende Günleri 2006'
Benetton, Esprit, Valentino, Chanel, Fiorucci ve Prenatal gibi markaların iletişim stratejisini yürüten Oliviero Toscani'nin Perakende Günlerinin kapanışında yaptığı konuşmasından alıntılar:
" ...Bir şirketin başarısını birey belirler. Aynı isim altındaki mağazalar bile birbirine benzemezken başarılı bir satıcı size kayınvalidenizi bile satabilir. Ama kimisinden de hiç bir şey satın alamazsınız...."
" ...Bir ülkenin imajını güçlendirmek için avantajlarını ön plana çıkartmak gerekli. Türkiye imajınızı güçlendirmek için daha çok Türk olmanız lazım. orta Avrupalı, Alman ya da İtalyan olmaya çalışmayın ya da tek kültürlü bir yere aitmiş gibi kendinizi göstermeye çalışmayın. Türkler, Türk olmalı..."
" ...Çalıştığınız şirketi, müşterinizi zenginleştirirsen özgürlüğünü kazanırsın."

3 comments:

Serra yiLmaz said...

Merhaba.. bLoguna raStLayinca hemen yorum yaziim iStedim. :)
Henuz yaziLarini uzun uzun okumu$ diiLim ama sormak iStedikLerim var Sana. Aslinda i$Letme 3. sinif ogrenciSiyim ama yaninda bi de marketing okumak iStiorum kiSmetse. DoubLe major oLayi yani.. Marketing`Le iLgiLi du$unceLerini ogrenmek iSterim. I$ ortami Turkiye`de nasiL, iLk job poSition`im muhtemeLen ne oLur, vS.. biLmek iStiorum cok. Umarim yardimci oLursun.
SevgiLer..

~Serra

Alper Akcan said...

Etkileşimli Pazarlama Zirvesi'ni kaçırman kötü olmuş; ilk sefer olmasına rağmen gayet güzeldi. Marketing Türkiye baya çalışmıştı zaten buna. Sunumları görmek istesen gönderebilirim; Marketing Türkiye paylaştı bizimle...

Bu arada biz derken; bir grup pazarlama blogger'ı hep beraberiz :)

Nurettin Yay said...

Pembe yakışmış :)