Sunday, February 17, 2008

Tepki :)

Blogumun ilk gününden bu yana her konuda olumlu ya da olumsuz bir çok tepkiyi bazen mail yoluyla bazen de yorumlarla aldım. Fakat bu en son yazdığım sarı öküz hikayesi kadar olmamıştı. Hikaye aslanlardan o kadar çok tepki aldı ki, eminim tepki verenlerin çoğunun inançla alakası da yok.
Bakın;
Din ile devlet işleri karıştırılmamalı. İkisi çok farklı şeyler.
Din son yıllarda bir çok ülke de yükselen değer. Fakat her birinin yeri ayrı, siz devlet kurumlarıyla dini birbirine katarsanız o zaman farklı inanışları olan insanlarınızdan vazgeçmişsiniz demektir ya da onlara da haklarını vererek, ülkenizi, en anlamlı şeyiniz olan bölünmez bütünlüğünüzü kaybetmişsiniz demektir.
Ayrıca ben 18 yaşında (hatta daha öncesinde imam hatiplerde) kızların kendi bilinçleriyle örtündüklerine inanmıyorum. Gerçekten inananlar bu farklılıklarını göstermek için yıllar önce üniversiteye girerken açtılar başlarını zaten.
Şimdi konuşanlar kuru gürültüden başka bişi değil. Laiklik elden gidiyo diye üzülenlerde sarı öküzü vermeden düşüneceklerdi bunu.
Son olarak türban konusu açıldığında başbakanın küçümsediği %25 ilk senelerinde onu iktidara taşıyan rakamdı. Bunu da unutmasın lütfen.
Daha önce bir çok kez dediğim gibi;
"Türkiye Laiktir, Laik kalacak!" ve bizler bunu sürdürmek için savaşacağız.

6 comments:

Anonymous said...

düşüncelerine katılıyorum, evet bir sarı öküz verildi, veriliyordu hala ama ben ümitsizliğ düşmedim hiç, belki de ümitsizliğimizi bekliyorlardır, ne dersin.
erol

Mine Yaman said...

bence de amaçları o bizim vazgeçmemiz.
Vazgeçmeyeceğmizi göstermek gerek di mi???

para kazanmak said...

bloğunuz var ve blogunuzdan para kazanmak istiyorsunuz fakat adsense reklamları fazla bir gelir getirmiyor diyorsanız burada gerekli para kazanma yöntemleri mevcut size uygun birini tercih ederek kazanmaya başlayabilirsiniz biz size 7 e-kitap'ı tavsiye ederiz en çok ordan kazanırsınız

Mine Yaman said...

Teşekkürler ama sanal ortamda para kazanmak gibi bir amacım yok. Sevgiler,

Anonymous said...

Türk aydınının aslında kendini aydın sananının temel sorunu bu işte, papermoon'da yemek yiyerek, ya da kanyonda martini içerek üle kurtarmak.

Türban sorunun temelinde sermayenin yeniden paylaşılması oldugu gün gibi ortada. Artık muhafazakar kesimde zenginleşiyor, bulunduğumuz heryerdeler.

Eskiden sosyaleşmezler, sadece aile çay bahçlerine olurlardı limdi akmerkezde de varlar, kanyonda da ulus'da da.

Bu eleştirdiğim kesim içine kendimi de koyuyorum ve artık bencil olmaktan vazgeçelim. Bu ülke hepimizin. Ben kişisel olarak kanyonda martini içerken türbanlı bir kızın sevgilisiyle yanım da kola içmesinden hoşlanmıyor değilim.

Yıllarca eleştirmedik mi? Köylüler, eğitimsizler diye şimdi neden eğitimli olmak istemelerine, sınıf atlamak istemelerine hayır diyoruz. Çünkü kendi statümüzün kaybolmasından korkuyoruz.

Gerçek aydınlar ister burjuva olsun ister proleter eskisi kadar rahat olamayacak.

Bencil olmayı bırakalım artık.

İsimsiz yazdım, çünkü ismimi verecek kadar bile cesaretim yok bu konuda.

fatih said...

merhaba bloğunuz ban bayağı ilginç geldi aklımın yettiği kadarını anlamaya gayret ettim zaten pek zeki olduğum söylenemez sadece savaş ve mevlana arasındaki bağı çözemedim