
İki yıl önce bugün başlamıştım blog yazmaya. Ziyaretçilerim, yorumcularım, ve siz sevdiklerimle koskoca iki yılı devirdik. Siz okudukça ben konuştum, konuşacak çok şeyim olmaya devam edince, siz okudunuz.
Herkese çok teşekkür ederim.
Mevlana. Aşkın Dansı.
Bu filmi aslında vizyona girdiği ilk hafta izledim ama yazmaya bir türlü fırsat olmadı. Mevlana’nın babasıyla sonra da Şems-I Tebriz olan görüşmelerini anlatan, hakkında bilgiler veren çok güzel bir belgesel bence.Hatta kısa film haline getirilip, daha fazla yayınlanmalı ve dünyaya yayılmalı. Film de Mevlana’yı oynayan ve 7.kuşaktan torunu olan Sinan Tuzcu oldukça başarılı bence.
Bu sene Mevlana Müzesine gittim ben Mart ayında. Yoğunluk sebebiyle yazamadım ama kesinlikle çok etkilendim o havadan. Bence Konya Şehri Mevlana’ya sahip olmasıyla kendini daha yukarılara pazarlamalı. Mevlana ile ilgilenmeye ve okumaya başladıktan sonra kesinlikle olgunlaştığıma ve bilgeleştiğime inanıyorum.
Sevgili Emre’nin bir önceki Mevlana yazıma yazdığı yorumu burada paylaşarak sözlerime son veriyorum, film de bu metnin bir de seslendirilmiş hali varki; bence izlemek lazım, dinlemek lazım, anlamak lazım…
Duydum ki Bizi Bırakmaya Azmediyorsun Etme