Showing posts with label Cumhuriyet. Show all posts
Showing posts with label Cumhuriyet. Show all posts

Monday, November 10, 2008

'Mustafa' Hakkında Herşey!

Can Dündar’ın yeni belgeseli ‘Mustafa’. Elbette en çok tartışılanı.. %90 I filmi izlememiş bir grup insasnın yorumları, forward mailleri, yazıları, üzerinden sürdürdüğü tartışmaları vs. Halbuki film Atatürk’ün doğumundan ölümüne en insani duygularını anlatıyor. Kahramanlığı, ileri görüşlüğü, modernliği üzerinde duygularını izliyoruz burda. Tedirginliğini, düşüncelerini, naifliğini görüyoruz. Hem Atatürkçülerin, (Bu Atatürkçü lafını hiç sevmem, Atatürk’ün kullanıldığı hissini veren bir kelimedir, ben Kemalist’im derim o yüzden) hem de dincilerin tek bir taraf olup Can Dündar’a yüklenmeleri gerçekten ilginç. Ya da Can Dündar’ın tüm bu insanları buluşturmuş olması ayrı bir kıvanç olsa gerek bence…
Atatürk’ü hazmedememiş, yeterince bilmeyen okumayan, Tek Adam’I duymamış, Sarı Zeybek’I izlememiş, Cumhuriyet’in ilan tarihini sorsan tek seferde cevap veremeyecek insanların tartışmaları… Özellikle Turkcell’in filmin tanıtılmasına 1 gün kala sponsorluktan çekilmesiyle başladı tüm bunlar. Sonunda Can Dündar’ın kendi tanımıyla da linç edilmesine kadar gitti. Yoksa Kemalist düşünceye ait bir beyin değil 120 dakika 120 gün Atatürk’ü kötü olarak dinlese (ki bence film çok güzel, hiç kötüleyen bir yanı yok) etkilenmez, etkilenmemeli. Hepimizin akşamları rahatlamak amacıyla içtiği bir kadeh rakı, hayatını vatan savunmasına adamış ve tüm isteklerini bunun arkasına koymuş, devrimleri düşünmüş, kurgulamış ve uygulamış bir adamı gölgeler mi?
Bizler bile stratejik bir iş yaparken, bir karar alırken saatlerce tek başımıza düşünürken, bu devrimleri yapan bir adam yalnız olmayacakta, kim olacak? Keskin kararlar almak ve onları hiç bilmeyen bir topluluğa uygulamak, kolay değil, hiç kolay değil…

Atatürk’ü tanıyanlar, yani bizler bu filmde kendimize daha yakın bir portre görüyoruz beyaz perdede. İnsana değer veren, onu yücelten bir lider portresi. Kitaplardan anlatılanlardan daha farklı, daha bizden, daha içten…

Can Dündar’ın eline sağlık. Sarı Zeybek’I çok sevmiştim, Mustafa’yı da sevdim.

Filmle ilgili çok güzel bir yazıda işte şurada.

Tuesday, October 30, 2007

Herşeye Rağmen YaŞaSıN CUMHURİYET!

Bu Cumhuriyet Bayramında yine Bağdat Caddesindeki Fener Alayındaydım. Boğazda düzenlenen ışık şovlarına hayatta en çok sevdiğim havai fişeklere gitmedim. Çünkü Cumhuriyeti bir yandan çökertmeye çalışırlarken, diğer yandan göz boyama organizasyonlarına inanmıyorum. Bizler yıllardır olduğu gibi, bu senede aldık elimize bayraklarımızı, marşlarımızla yürüdük, Bostancıdan Göztepe ye kadar. Allah sağlık verdikçe, bu organizasyona katılmayı ve bayrağımla en önde yürümeyi düşünüyorum. Hatta şimdiden 100. yılın görkemi ve heyecanı sardı beni diyebilirim. Tabi Bağdat Caddeside ışığın ve lazerin gücünden payını almıştı. Yandaki resim Suadiye Garanti Bankasına ait. Ne kadar güzel süslenmiş değil mi? Yukarıdaki resimde de Kadıköy Belediyesi lazerle Türk Bayrağını duvara yansıtmış. Yıllarca olduğu gibi çok çoşkulu geçen bu bayramda sloganlar farklıydı bir tek. Bizler yıllarca hep Cumhuriyet sloganları atarken bu sene genelde hükümetle ve hükümetin politikalarına karşı sloganlar atıldı. Hükümetten de bu kalabalığı izleyenler olmuştur mutlaka, umarım verilen mesajları alırlar. Bir çok kalabalık ekip katılmıştı yürüyüşe. Ama en kalabalığı Biz Kaç Kişiyiz ekibi idi. Gerçekten kalabalıklardı, kalabalıktık. Öyle parmak hesabı yapılacak gibi değil, öyle kolayca yıkılacak gibi değildik, değiliz!

Sunday, April 29, 2007

Türkiye Laiktir, Laik Kalacak...

Türküm...
Doğruyum...
Çalışkanım...
İlkem,
Küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak...
Ülküm,
Yükselmek, İleri gitmektir...
Ey büyük Atatürk!
Açtığın yolda,
Gösterdiğin hedefe,
Durmadan yürüyeceğime,
Ant İçerim...

Varlığım,
Türk varlığına armağan olsun.

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!