Atatürk’ü hazmedememiş, yeterince bilmeyen okumayan, Tek Adam’I duymamış, Sarı Zeybek’I izlememiş, Cumhuriyet’in ilan tarihini sorsan tek seferde cevap veremeyecek insanların tartışmaları… Özellikle Turkcell’in filmin tanıtılmasına 1 gün kala sponsorluktan çekilmesiyle başladı tüm bunlar. Sonunda Can Dündar’ın kendi tanımıyla da linç edilmesine kadar gitti. Yoksa Kemalist düşünceye ait bir beyin değil 120 dakika 120 gün Atatürk’ü kötü olarak dinlese (ki bence film çok güzel, hiç kötüleyen bir yanı yok) etkilenmez, etkilenmemeli.
Hepimizin akşamları rahatlamak amacıyla içtiği bir kadeh rakı, hayatını vatan savunmasına adamış ve tüm isteklerini bunun arkasına koymuş, devrimleri düşünmüş, kurgulamış ve uygulamış bir adamı gölgeler mi?Bizler bile stratejik bir iş yaparken, bir karar alırken saatlerce tek başımıza düşünürken, bu devrimleri yapan bir adam yalnız olmayacakta, kim olacak? Keskin kararlar almak ve onları hiç bilmeyen bir topluluğa uygulamak, kolay değil, hiç kolay değil…
Atatürk’ü tanıyanlar, yani bizler bu filmde kendimize daha yakın bir portre görüyoruz beyaz perdede. İnsana değer veren, onu yücelten bir lider portresi. Kitaplardan anlatılanlardan daha farklı, daha bizden, daha içten…
Can Dündar’ın eline sağlık. Sarı Zeybek’I çok sevmiştim, Mustafa’yı da sevdim.
Filmle ilgili çok güzel bir yazıda işte şurada.


