Blogumun ilk gününden bu yana her konuda olumlu ya da olumsuz bir çok tepkiyi bazen mail yoluyla bazen de yorumlarla aldım. Fakat bu en son yazdığım sarı öküz hikayesi kadar olmamıştı. Hikaye aslanlardan o kadar çok tepki aldı ki, eminim tepki verenlerin çoğunun inançla alakası da yok.
Bakın;
Din ile devlet işleri karıştırılmamalı. İkisi çok farklı şeyler.
Din son yıllarda bir çok ülke de yükselen değer. Fakat her birinin yeri ayrı, siz devlet kurumlarıyla dini birbirine katarsanız o zaman farklı inanışları olan insanlarınızdan vazgeçmişsiniz demektir ya da onlara da haklarını vererek, ülkenizi, en anlamlı şeyiniz olan bölünmez bütünlüğünüzü kaybetmişsiniz demektir.
Ayrıca ben 18 yaşında (hatta daha öncesinde imam hatiplerde) kızların kendi bilinçleriyle örtündüklerine inanmıyorum. Gerçekten inananlar bu farklılıklarını göstermek için yıllar önce üniversiteye girerken açtılar başlarını zaten.
Şimdi konuşanlar kuru gürültüden başka bişi değil. Laiklik elden gidiyo diye üzülenlerde sarı öküzü vermeden düşüneceklerdi bunu.
Son olarak türban konusu açıldığında başbakanın küçümsediği %25 ilk senelerinde onu iktidara taşıyan rakamdı. Bunu da unutmasın lütfen.
Daha önce bir çok kez dediğim gibi;
"Türkiye Laiktir, Laik kalacak!" ve bizler bunu sürdürmek için savaşacağız.
Showing posts with label Laiklik. Show all posts
Showing posts with label Laiklik. Show all posts
Sunday, February 17, 2008
Thursday, August 30, 2007
Ankara - Konya - Kayseri... Yine geziyorum.
İş sebebiyle, çok gezmeyen ben bu sene tüm yılların açığını kapatarak ofiste oturmaz oldum. İçinden geçtiğimiz illerle birlikte Konya, Aksaray, Nevşehir, Kayseri, Kırşehir, Kırıkkale, Ankara gibi bir sürü şehir gördüm Anadolunn orta yerine kurulmuş. Sapsarı topraklar arasındaki yerleşim yerleri, o düzlükler, ovalar gerçekten farklı yerleşimler. Yapacağım organizasyon sebebiyle ilk gittiğim şehir Konya idi. Fotoğraflarını çekemedim ama Mevlana sözleriyle süslü otobüsler dikkatimi çeken ilk görüntü oldu Konya'da. Gelecek aylarda şehri tekrar ziyaretim olacağı için biraz da şehirde vakit geçirip o zaman yazmak istiyorum izlenimlerimi...
Sonraki durağım Kayseriydi. Kayseriye geçmeden Konya - Kayseri yolundan bahsetmek istiyorum. O kadar sarı, o kadar dümdüz ve o kadar ruhsuzki, Konya ovasının ününün nerden geldiğini bir kez daha anladım. Tabi Kapadokyanın orada olması İç Anadoluyu harekete geçiren tek yer sanırım.
Kayseri ise Erciyes Dağının eteğine kurulmuş, büyük Organize Sanayi bölgesi ve yol kenarındaki adım başı reklam tabelalarıyla bu tabelaların en çok göründüğü şehir olmuş bence. Güzel bir şehir Kayseri. Söyleyecek çokta fazla birşey yok şehir hakkında. Bizim gittiğimiz gün Cumhurbaşkanı çıkarmış olduklarından oldukça mutlulardı. Hayırlı olsun diyemeyeceğim, çünkü devleti AİHM e şikayet eden biri nasıl devletin en başına geçebilir? Bu konuda gerçekten canım yanıyor, çok fazla yorum yapmak istemiyorum. Hele ki postun yazıldığı gün Zafer Bayramı olunca. Ve biz Kemalistler halkın yaptığı oylamada darbe yemişken.. İyi günler beklemiyor sanki bizi. Tabi bu ülkenin aydın insanları var, hiç bir şeyden yılmayan, güçlü gençliği var Atatürk'ün izinde yürüyen. Bundan asla vazgeçmeyeceğimizi herkes bilsin isterim.
Güçlü, laik, aydınlık ve açık alınlı Türk milletinin Zafer Bayramını kutlarım.
Sonraki durağım Kayseriydi. Kayseriye geçmeden Konya - Kayseri yolundan bahsetmek istiyorum. O kadar sarı, o kadar dümdüz ve o kadar ruhsuzki, Konya ovasının ününün nerden geldiğini bir kez daha anladım. Tabi Kapadokyanın orada olması İç Anadoluyu harekete geçiren tek yer sanırım.
Kayseri ise Erciyes Dağının eteğine kurulmuş, büyük Organize Sanayi bölgesi ve yol kenarındaki adım başı reklam tabelalarıyla bu tabelaların en çok göründüğü şehir olmuş bence. Güzel bir şehir Kayseri. Söyleyecek çokta fazla birşey yok şehir hakkında. Bizim gittiğimiz gün Cumhurbaşkanı çıkarmış olduklarından oldukça mutlulardı. Hayırlı olsun diyemeyeceğim, çünkü devleti AİHM e şikayet eden biri nasıl devletin en başına geçebilir? Bu konuda gerçekten canım yanıyor, çok fazla yorum yapmak istemiyorum. Hele ki postun yazıldığı gün Zafer Bayramı olunca. Ve biz Kemalistler halkın yaptığı oylamada darbe yemişken.. İyi günler beklemiyor sanki bizi. Tabi bu ülkenin aydın insanları var, hiç bir şeyden yılmayan, güçlü gençliği var Atatürk'ün izinde yürüyen. Bundan asla vazgeçmeyeceğimizi herkes bilsin isterim.
Güçlü, laik, aydınlık ve açık alınlı Türk milletinin Zafer Bayramını kutlarım.
Labels:
AİHM,
Aksaray,
Anadolu,
Ankara,
aydınlık Türkiye,
cumhurbaşkanı,
Erciyes,
güçlü,
Kayseri,
Kırıkkale,
Kırşehir,
Konya,
Laiklik,
mevlana,
Nevşehir,
Organize sanayi,
zafer bayramı
Sunday, April 29, 2007
Subscribe to:
Posts (Atom)
