Showing posts with label Kayak. Show all posts
Showing posts with label Kayak. Show all posts

Tuesday, December 29, 2009

Carpe Diem!

Bu 2009 bitsin artık, aslında başlangıcından belliydi bu senenin neler getireceği, ben hiç 7 kadeh içermiydim ki, o akşam o kadar içeyim de, yeniyılın ilk günü o kadar berbat geçsin.. yok yok, başından belliydi, nasıl girersen öyle gider derler ya, hiç bir yönden mi gelişme olmaz? Ziyan olmuş, koskoca bir yıl...
Tamam koyduğun hedefleri yaptın mı dersen, evet yaptım, planladığın geziyi gerçekleştirdin mi dersen, evet gerçekleştirdim ama yine de bu sene de bir kayıtsızlık görüyorum, bir harcanmışlık, boşa geçme, yazık değil mi?
O yüzden ilk defa bu sene 2 gün öncesinden kaldırdım takvimleri, ajandaları bitirdim, kaldırdım, hiç bir şey 2009 u göstermesin artık istiyorum, hatırlatmasın! Tabiki yeni sene için yapılacaklar, yapılmıcaklar listelerim hazır ama bu kez kimseyle paylaşmıcam, dedim ya bu yıl bir gıcık oldum ben diye.
2010; sende daha çok AN'ları yaşıcam ve tadını çıkarcam.
***
Bir kitap okudum, hayatım değişti :) Böyle başlıklara bayılırım ve çok gülerim, ben de yazayım dedim. Aykut Oğut, "Evren'den torpilim var" diye bir kitap yazmış, beni anlatmış anlatmasına da, 2009 yılımı hariç tutmuş anlaşılan. Öyle kuantumdu, secrettı dememiş, kendinden örnekler vermiş, kitabı okudum, hazmettim, henüz uygulamıyorum, gerçi uygulamıyorum dediğim bir çoğunu yapıyodum zaten ama 1 Ocak 2010'da yeni hayatıma başlamak için bekliyorum.
***
Kayak Sezonu geldiii, yeni pistlere kavuşmak için gün sayıyorum, e hadi 2010. :)

Tuesday, February 24, 2009

Dağ başını duman almış...


Fonda Susam Sokağında çalan, Dağdan gelir bir kız done dönee, Döne dönee gelir bir kız dağdan, şarkısıyla yola koyulduğum, ilk kez gittiğim ve ilk kez kayağı denediğim Uludağ’da uzun zaman sonra gerçekten herşeyden 3 gün boyunca uzaklaştım. Cuma sabahı daha otele varır varmaz çantalarımızı atıp, telesiyejle zirveye çıktık, arkadaşlığın ne demek olduğunu orda bir kez daha anladım. Canım arkadaşlarım beni tek başıma bırakmayarak, hatta kendi kayak zevklerinden fedakarlık ederek, düştüğüm yerde, hemen anında – ki yaklaşık 1.000 kez düştüm- kaldırdılar, gözleriyle takip ederek, komutlarıyla yardımcı oldular, sayelerinde kaymanın ne kadar zevkli olduğunu öğrendim. Aslında burada tam zirvede tanıştığımız yine düştüğüm yerlerden birinde beni kaldıran Erzurum’da İl Spor Müdürlüğünde çalışan ve 25 yıldır Kayak Federasyonunda hakemlik yapan Mustafa Hoca’nın yardımlarını imkan yok unutamam. İlk gün sabah bir kere zar zor inebildim aşağıya, hatta pistin çeyreğini yürüyerek indim ama öğleden sonra Mustafa Hocanın da yardımlarıyla 3 kere tipiye rağmen hiç yürümeden inmeyi başardım. Kar sapanını anlamam zaman aldı, beni de bilirsiniz kontrolün kendimde olduğunu bilmezsem, durur kalırım gidemem, o yüzden durmayı öğrenmek çok ama çok önemliydi, ben ise bunu bir günde anca kavrayabildim. İkinci gün ise sabahtan yine yuvarlanarak başladığım güne, 2 tur Mustafa Hoca takviyesiyle artık ayakta durabilir ve ayaklarını kontrol edebilir hale gelmiştim. Sadece bir yerde çok fena düştüm ki popomda hala izleri var.. Ama iki gün sonunda artık kaymayı çok sever ve yaptığımdan zevk alır hale gelmiştim. Artık can havliyle değil, keyifle ayakta durabiliyordum :) Üçüncü gün ise Slalom yaparak -bu böyle mi yazılıyor, salınım bu kelimeden mi geliyor (çağrışım, çağrışım)- , düştüğümde tek başıma kalkarak, artık kayabiliyordum. Yaklaşık 15 kere cook kalabalık olan pistlerde boyumu gösterdim. Uludağ’I bilenler için söylüyorum kaydığım pist tahmin edersiniz ki Cennet’ti. Bir de bunun Cehennemi varki, üzerinden telesiyejle geçerken bile ürkütücü görünüyordu. Otellere gelince birbirinin çok benzeri otellerle dolu olan Uludağ 1. bölge de biz Kar Otel’de kaldık. DTM tarafından işletilen ve müdürü ile tanıştığımız Kar Otel’in keyifli ve samimi bir otel söylemeliyim. Aynı zamanda otelde Cuma ve Cumartesi akşamları canlı müzik de var.
Unutmadan bir de snowboard yapanlar vardı ki, kesinlikle onunla da kaymak çok eğlenceli olmalı. Bu işi biraz ilerletirsem snowboardu da deneyeceğim. Alışveriş zamanı, güzel bir kar pantalonu ve kayak gözlüğü almalıyım. Şimdi en kısa zamanda tekrar kayak pisti olan, Kartepe, Kartalkaya, Uludağ ya da Palandöken'den birine gitmek istiyoruuum…