Showing posts with label 10 Aralık. Show all posts
Showing posts with label 10 Aralık. Show all posts

Monday, December 10, 2012

30 + 1 ...

2012'nin nasıl geçtiğini anlamadığımı ayrıca belirtmeme gerek yok sanırım, en son geçen yıl sonunda yazmışım.

Bu sayfa ilk açtığım günden bu günlere geçen sürede bir dilek tahtası halini aldı, bu beni de üzüyor tabiki ama her gün karar veriyorum kendimce, yazmaya tekrar başlayacağım diye, sonra tutamadığım binlerce karar gibi, o da uçup gidiyor boşluklara, ve eminim bir başka karar alanın yeni kararı oluyor…

Ama en azından doğum günlerimde yazdığım bu sayfanın, sadece yılda bir kaç günlüğüne de olsa benim olduğunu, dilediklerimi paylaşıyor olduğunu ve bunların bir kaç kişiye de olsa, ulaşıyor olduğunu bilmek güzel, keyifli.

Dijital medyanın bu hale gelmesi, blogumu da böldü aslında. Anlık düşüncelerimi twitter'da, gittiğim yerleri foursquare'de, fotoğraflarımı instagram'da paylaştığımdan beri, bu güzel sayfanın içeriği önce güncelliğini kaybetmeye sonra da yavaş yavaş azalmaya başladı.

Şimdi harika bir yazıyla yeniden dönmüş olmak isterdim ama,

bir yaş daha büyüdüm işte.. artık eskisi gibi değilim, spordan sonra yoruluyorum, biraz fazla içeyim sarhoş oluyorum, dinlenmek istiyorum, sessizlik istiyorum... Kafamın içindeki yoğun düşünceleri aynı anda içeride tutamıyorum, incelikler yüzünden artık daha fazla incinmek istemiyorum.

Büyüdükçe aldığım ruh hallerinde kaldığın sürenin çok daha önemli olduğunu biliyorum, o yüzden mutlu anlarımı uzatmaya, keyifsizleri daha az yaşayıp, dersler almaya çalışıyorum. 30lu yaşların çok da büyük olmadığını kabul ediyorum.

Bu bloğu takip edenler bilir ritüelimi, her yıla özel bir şarkı seçerim ya ben, şimdi okuyanlar diyecekki, sen de büyüyeceğine gittikçe kendini küçültüyorsun diye, ama bunu özel olarak seçmiyorum, tam doğum günüm yaklaşırken, içime doğuyor bu şarkılar, işte bu yılınki;

“bir minicik kız çocuğu bak
duruyor orada hâlâ
anlatamam gördüklerimi
o neşeli çocuğa
artık beni asla yaralayamaz
hayat eğer istemezsem
yıllar beni kolay yakalayamaz
ben durup beklemezsem”

Friday, December 10, 2010

20li yaşların sonu...


Ben düşünmeden daha, hazır mıyım anlamadan, bilmeden, bir anda, 20 li yaşların son senesine başlıyorum bugün.. Başlarda büyük gelen bu yıllar, şimdi ne de küçük geliyor.
30 yaş diye bir sendrom var kadınlar da, iyi ya da kötü mutlaka bir değişiklik yaşıyorlar, bunun farkındayım ve bu değişime kendimi hazırlıyorum. Gelecek yıl yapılması gerekenleri yazacağım. Şimdilik sadece bakıyor ve tadını çıkartıyorum!

Wednesday, December 09, 2009

Bugün doğum günüm!


Bugün doğum günüm...

İlk defa ne yazacağımı bilmiyorum. Sanki bugüne illa özel not düşmek şartmış gibi, halbuki burası benim alanım, benim evim, benim blogum. Bugün değil yarın da yazabilirim içimden gelenleri, öbür günde.. Ama yok. Bugün doğmuşum ya, illa bir kaç kelime karalamalı.

Bugün doğum günüm...

Tam 28 oldum. Saçma geçen bir 27’ye güle güle diyorum. Hızla akan, sanki ziyanmış gibi görünen günler geçiyor yanımdan, üzülüyorum. Oysa her güne bir değer olmalı, her güne bir anı.

Bugün doğum günüm...

Yılbaşı yakınında doğanların doğum günü hep aynı mı? Hep yılbaşı telaşıyla karışıyor mu? Doğum günü dileklerin bile yeni yıl dilekleriyle karışıyor olabilir mi? Belki de o yüzden gerçekleşmiyor isteklerim. Oysa Mart-Nisan’da doğsan mesela, hava hafif soğuk ya da Temmuz akşamında ılık rüzgarda tutacağın dileğin tadı başka. Ama o zaman Yay burcu olmuyorsun di mi, yok istemem, bugün güzel.

Bugün doğum günüm...

28 olmak beni çok olgunlaştırdı, geçen yıllar daha da törpüledi aslında, şimdi daha zor kırılıyor kabuğum, sendeliyor ama düşmüyorum. Umut ne garip bişi, insan ne olursa olsun kaybetmiyor, en umutsuz anında bile ya olursa diye hayal kuruyor..

Bugün doğum günüm...

Yürekten gelen “iyiki doğdun”ları ağlayarak karşılıyorum. Hassaslaştım iyice, hiç bir şeye dayanamıyorum.

Bugün doğum günüm...

Dünyaya gönderildiğim için, bugün bir kez daha şükrediyorum.